Alışverişin Geleceği ve Teknoloji

enteraktif digital screen

2019 yılının sonunda başlayan global COVID-19 salgını her sektörü olduğu gibi perakendeyi de çok etkiledi hatta kurallarını sıfırladı. Uzun yıllardan beri dijital ve çevrimiçi satış kanallarını, dijital ve mobil iletişim ve Big Data gibi yeni dönem ve teknoloji tabanlı uygulamaların;, alışverişçi ve tüketici ile olan ilişkilerine adapte etmeye çalışan perakende sektörü, COVID-19 salgınının yarattığı ekonomik ve sosyal değişim sonuncunda bunu çok daha hızlı ve derin yapma zorunluluğu yaşıyor. Yakın gelecekte en başarılı perakendeciler; dijital, çok kanallı ve mağaza içi teknoloji tabanlı uygulamalar sayesinde tüketicilerle bağlantı kuranlar olacak.

Alışverişçilerin ve tüketicilerin alışveriş deneyimlerini; e-ticaretin devam etmekte olan yükselişi ve mobil cihazlarda da kendine yer bulması, Big Data sayesinde tüketicilerin ve alışverişçilerin analiz edilen kişisel verileri doğrultusunda kişiselleştirilen kampanyalar, teklifler ve hatta ürünler ile dijitalleşen pazarlama araçları şekillendirecek. Bize teklif edilen ürünler; tercih ettiğimiz sesler, renkler, kokular kullanılarak sunulacak. Alışveriş tercihlerimizi ve geçmişimizi kullanarak bizi tanıyan yapay zekalı sistemler bize zevkimiz ve tercihimiz doğrultusunda dijital mankenler üzerinde sunum yapacak. Evimizden beğenip, seçip, satın aldığımız ürünler bize otomatik eve teslimat araçları ile ulaştırılmaya başladı.

hologram manken

Fijital Alışveriş Deneyimi

Dijital dünya her ne kadar perakende sektörüne daha da fazla nüfuz edecekse de fiziksel mağazalar da varlıklarını elbette devam ettirecekler. Perakende sadece dijital veya sadece fiziksel bir dünya olmak yerine, ikisinin birbirinin içine geçtiği ve artık yavaş yavaş “Fijital” diye adlandırılan bir ortam haline gelecek. Burada önemli olan şey alışverişçilerin fiziksel mağazaları da ziyaret etmeleri için sebepler yaratmak.

E-Ticaret’in Covid-19 ile artması ile birlikte fiziksel mağazalardaki trafik şüphesiz azalacak.

E-Ticaret tecrübesi yaşayan alışverişçilerin önemli kısmının fiziksel mağazalara geri dönmemesi uzun süredir yaşanan bir gerçek. Bundan dolayı fiziksel mağaza ziyaretini, tecrübe edilmesi gereken ve alışverişçiye farklı faydalar ve deneyimler sunan bir duruma dönüştürmek gerekecek. Bunu yapmak için de dijital dünyanın ve teknolojinin unsurlarını fiziksel mağazalara entegre etmek en etkili yöntemlerden biri olacaktır. Dijital ekranlar, ziyaretçiyi geçmiş alışverişlerinden takip edip, tanıyan ve aynı zamanda eğlenceli interaktif platformlar olup, hem perakendeciye hem de alışverişçiye fayda sağlayacaktır. Perakende markaları yatırımlarını yeni mağazalar açmaktan ziyade, çevrim içi satış kanallarının geliştirilmesine ve dijital araçların mevcut fiziksel mağazalarına entegre edilmesine harcamalılar. Fiziksel mağazalar müşteriler ile karşılıklı, kişiselleştirilmiş ilişki kurma ve showroom amaçlı olmaya doğru evriliyor.

enteraktif ekran

Sadece sizin için tasarlanmış bir mağaza

Önümüzdeki birkaç sene içinde alışveriş büyük oranda kişiselleştirilmiş hale gelecek. Alışverişçilerin gittikleri dükkandaki satış temsilcileri alışverişçiyi yakın bir arkadaş ya da kişisel bir stilist olarak tanıyormuş gibi hissettirecekler.

personalized shopping

Sorunsuz kısa bir alışveriş deneyimi arayan müşteriler çevrimiçi alışveriş yapacak ve satın alımlarını iki saat içinde evlerine teslim ettirecekler. Ancak hoş bir alışveriş deneyimi arayan ve kendilerini şımartmak isteyen müşteriler, en sevdikleri kişisel asistanlarının stilleri ve uyumları konusunda tavsiyelerde bulunmaları ve onlarla duygusal düzeyde gerçekten bağlantı kurmaları için fiziksel mağazaları arayacaklar.

Alışverişçi mağazaya girer girmez, en son ne zaman orada olduğumuzu ve bu yüzden alışveriş ihtiyaçlarımızın ne olacağını bilecekler. Mağazanın yapacağı tek şey, “İşte eksiklerin ve alman gerekenler bunlar. Senin için yeniden sipariş verelim mi?” diye alacaklarımızı belirlemek olacak. Aslında mağazaya gitmemizin sebebi bu olmayacak zira tüm bunları bilgisayardan veya mobil cihazlardan da yapabiliriz. Ama mağazaya gitmemizin sebebi aslında “Yeni ürünler, yeni markalar, sadece sizin için, özelleştirilmiş, kişiselleştirilmiş. Gelin bir bakın…” demeleri. Bu hepimizde, bu eforu sarf eden markalara karşı bir aidiyet duygusu yaratacak.

enteraktif digital screen

Tüm bunlar için analize, pazarlama ve satış eforları için analitik veri uygulamalarına yatırım yapmaya, kişiselleştirmeye önem vermek şart oluyor. Bunu şu an yapmayan markalar trenin arkasından koşmak zorunda kalacaklar ve paylaşılmaya çoktan başlamış bir pastadan pay almak için çok zorlanacaklar.

Şimdiden, mağazada duyduğunuz sesleri ve kokladığınız kokuları kişiselleştiren şirketler var. Doğru ürünü hızlı bulmanıza yardımcı olmak için satış temsilcilerinin hakkınızda bildiklerini kişiselleştiriyorlar. Kim olduğunuza ve elinizde ne tuttuğunuza bağlı olarak, giydiklerini hızla değiştiren dijital mankenler göreceksiniz. Ürünle etkileşim kurmanıza, dokunmanıza ve hissetmenize ve tanımanıza yardımcı olacak çok daha fazla mağaza içi deneyim geliştirilecek. Ama ürünü almaya gittiğinizde, bugün olduğu gibi onu askıdan, raftan alıp kapıdan çıkmayabilirsiniz. Ürün arka depodan çıkıp, arabanızda ya da evinize teslim edilmek üzere kargo sürecinde olmaya başladı bile.

scent whisky

Markaların yeni döneme adapte olabilmek için veri analitiği ve kullanımı konusunda şimdiye kadar yaptıklarından daha fazla yatırımı, daha akıllı şekilde yapmaları gerekiyor. Veri tabanlı pazarlamanın standart bilişim sistemleri departmanları tarafından ‘idare edecek’ şekilde uygulanabilecek bir iş olmadığının farkına varılması gerekiyor.

Verinin hem yasalara uygun, hem de kolay işlenebilir ve kullanılabilir formatta toplanması, saklanması, güncel tutulması, tüketici ile tüketiciden sürekli veri akışı sağlayacak bir ilişkinin kurulması gerekmektedir.  Bu verilerin geçmişe dönük tüketici hareketleri ile birlikte analiz edilip, ileriye yönelik isabetli tahminler yapılması ve bunun sonucunda doğru tüketiciye doğru önerilerin, doğru zamanda ve doğru kanallar aracılığı ile yapılması, tüketicinin bilgilerini saklamaktan çok daha karmaşık, maliyetli ve önemlidir. Buna rağmen getirisi de aynı oranda yüksektir.

Bu konuda sektör bazında bir istisna kalmayacak ve bütün markalar süreci yaşayacaklardır. Yakın zamana kadar bankacılık ve teknoloji gibi sektörler için bir ihtiyaç olan veri analitiği uzmanları, her sektörde aranan kişiler haline gelecekler. Bu insanlar kendilerini sadece mühendis veya geliştirici olarak görmüyorlar; kendilerini geleceğin mimarları olarak görüyorlar. Geleceğin nereye gidebileceğine dair benzer değerlere ve vizyonlara sahip markalardan etkileniyorlar.

Perakendecilerin artık sadece perakendeci gibi düşünmekten vazgeçmesi gerekiyor. Ürünlerin saklandığı bir depo, satıldığı raflar ve tahsilat yapılan kasaların çok daha ötesinde bir satış noktası tanımı kapımızın eşiğinde. Satışların önemli kısmının sanal dünyaya kayması ile birlikte, daha düşük metrekareli dükkanlarda, yüksek verimlilik ile çalışan teşhir alanları tasarlamak gerekecek. Perakendeciler farklı sektörlerdeki teknolojik uygulamaları kendi alanlarına nasıl entegre edebileceklerini düşünmek zorunda. Güvenlik açısından finans sektörünün kullandıkları uygulamalar, tüketiciyi şaşırtmak ve mağazaya çekmek için ise eğlence parklarının kullandığı dijital uygulamalar, sanal gerçeklik uygulamaları veya enteraktif dijital ekranlar örnek alınacak.

Tüm bu teknolojik evrim sadece perakendeci-tüketici ilişkisinde yaşanmayacak. Perakendeciler, satın alma ve stok yönetimi gibi konularda verimi yükseltmek için benzer bir teknolojik ortamı tedarikçileri ile de kurmak zorundalar.

Teknoloji markalar için artık bir maliyet değil, bir yatırım. Tüm sektörlerdeki yöneticilerin bunu anlaması gerekiyor. Buna en güzel örneklerden biri, sürücüsüz eve servis arabalarını kullanmaya başlayan Domino’s Pizza. Bugün için zor uygulanır, maliyetli veya lüks gözüken uygulamalar ve yatırımlar; çok yakın bir gelecekte bu konulara kafa yoran markaların sektörlerindeki pazar payı çoğunluğunu almalarını sağlayacak.

dominos self delivery robot

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>